| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Bir Aşk Fenomeni

AŞKA DAİR HERŞEY, HEPSİ BURADA... "SENİ SEVİYORUM" DEMEYE DOYAMAYANLARA... YADA ÖZLEYENLERE, ÖZLENENLERE...

98 "şiir" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"şiir" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Şimdi Saat Sensizliğin Ertesi

sensizliğin ertesi
şimdi saat sensizliğin ertesi
yıldız dolmuş gökyüzü ay-aydın
avutulmuş çocuklar çoktan sustu
bir ben kaldım tenhasında gecenin
avutulmamış bir ben...

şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim
ki bu yaşlar
utangaç boynunun kolyesi olsun
bu da benden sana
ayrılığın hediyesi olsun

soytarılık etmeden güldürebilmek seni
ekmek çalmadan doyurabilmek
ve haksızlık etmeden doğan güneşe
bütün aydınlıkları içine süzebilmek gibi
mülteci isteklerim oldu ara sıra, biliyorsun..
şimdi iyi niyetlerimi
bir bir yargılayıp asıyorum
bu son olsun be..bu son olsun!
bu da benim sana
ayrılırken mazeretim olsun!

sensizlik
şimdi saat yokluğunun belası
sensiz gelen sabaha günaydın!
işi-gücü olanlar çoktan gitti
bir ben kaldım voltasında sensizliğin
hiç uyumamış bir ben...

şimdi dişlerimi sıkıp
dudaklarıma kanamayı öğrettim
ki bu kızıl damlalar
körpe yanağında bir veda busesi olsun
bu da benden sana
heba edilmiş bir aşkın
son nefesi olsun...

kafamı duvara vurmadan
tanıyabilmek seni
beyninin içindekileri anlayabilmek
ve yitirmeden, yüzündeki anlık tebessümü
bütün saatleri öylece durdurabilmek için
çıldırasıya paraladım kendimi
lanet olsun!
artık sigarayı üç pakete çıkardım günde
olsun be! ne olacaksa olsun!
bu da benim sana
ayrılırken şikayetim olsun

gözyaşım utangaç boynunun inciden kolyesi olsun her damla vefasız teninde bir veda busesi olsun isterim sende ben gibi yan ömrüne hep ağla hep ağla bu benden son dua bu benden ayrılık hediyesi

YUSUF HAYALOĞLU

ANNELER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN

anneler

Takvimlerden Haberin Yok mu?

Aşk 
Takvimlerden haberin yok mu
Geçiyor yıllar
Bana küsmüş yüzüme gülmez
Zalim aynalar

Kimimiz yorgun,kimimiz vurgun,
Kimi isyankar
Acı gerçek bu ömrümüz bir su
Geçiyor yillar..

Vakit geç olmuş dönülmez yolmuş
Yürek bin pişman
Bundan böyle bana meyler dost
Geceler düşman

Hani nerde beklenenler
Medet umdum senelerce
Anılar hep dolu dizgin
Bana hayır yok gecelerden
bir bardak çaydan ibaret zaman 

Ertelenen Sevdalar

ertelenen sevdaların
bedelini ödemiyor yaşam

kum-saati 

o zaman şimdi, sımsıkı tutup yüreklerimizi
bir kez daha yitirmemek için geleceği
suskunluğu bozmanın zamanı gelmedimi
özlemek yetmiyor
özlemleri sıraya koymak gerek
hikayenin bu yerinde
varsayımlar üzerine kurulan gelecekte
eğilmeden bükülmeden varabilmek için hedefe
kaçakcısı olmadan duyguların
yakalaya bilirsek birlikteliği
bu günde bizim yarın da...

Tayfun Talipoğlu

Seni...

Aşk 
Her gece bir başka kadehte içecegim seni
Sarhoş olacağım sabaha karşı
Naralar atacagım ıssız sokaklarda
Kim deli diyecekler benim için
Ama kimseler bilmeyecek senin için içtigimi
Sen bile bilmeyeceksin seni sevdigimi...

Ellerin...

Yalnız

Sonsuz düşünceler var aklımda,
Ama en önemlisi ellerin,
Ellerin gelir aklıma,
El ele tutuştuğumuzda,
Sevgimi anlaman için,
Ellerimle Delice sıktığım ellerin,
Ellerin gelir aklıma,
Karanlık bir köşede gözyaşlarımın,
Elmacık kemiklerimin üzerinden,
Yanaklarıma süzülmesini engelleyen,
O gün, beni itip bir kenara atan ellerin...

charlie

Aşk Yara Almış Bir Ömür Üzerine

Yalniz-Kadin
 

Bir rüyayı açtım ilk önce.
Fakat daha hazır değildi hayaller İstanbul gecesinde..
Zaten dün gece hala yankılanıyordu yarınlarda..
Konuşulacak o kadar fazla kelimenin içinde en olmayacak sırada seçim sessizlikti, olmasa da olur havasında..
Yalnız bir eve dönüş var yürekte ve ölümü çağrıştırıyor..
Sanki çürüyecek olan bir beden değil, aşkla yaşayan ruh..
Beden dik, ruh can çekişiyor..
Şu an aşkın rengi ne acaba?

Siyah mı?
Yoksa hala umut var mı?
Telaşa içinde bir boşluğa doğru çekiliyor bütün aynalar, aynı suretlerde lekeli..
Bu yüzden mi beyazın masumluğu anlamsız?
Aşk yara almış bir ömür üzerine.
Ölmek kolay!
Yaralı olmak zor..
Hüzünlü bir bakışın tüm acısı bir ayaklanmaya dönüşüyor gururla birleşip..
Yeri önemli değil nerde söylenirse söylensin, çırpındıkça batıyor yükleminin ağırlığını kaldıramayan soru cümleleri
Zarif hayat kurallarının uygulandığı dolambaçlı sokaklarda ayrılık elveda gerektiriyor o kadar can acısı yokmuş gibi
Fakat tek bir söz yankılanıyor gün yüzünde,

Sonsuzluk son bulur elbet ama ihanetin sonu gelmez..

Ş.Buse OLGUNÇELİK

Gökyüzünü boyamaya ne dersin sevgili?

mavi 

Gökyüzünü boyamaya ne dersin sevgili?..

Biraz eflatun çalalım mesela..
En sevdiğim renktir ya benim hani
Hani evimin duvarlarını birlikte boyamıştık ya eflatun..

İşte öyle aynen öyle boyayalım yine gökyüzünü ..
Bütün renkleri katalım bulutlara..
Yağmurlarla birlikte yağsın kırmızısı, yeşili,mavisi..
Yağmurlarla birlikte devam edelim fırça darbelerini savurmaya havada…

Gökyüzünü boyama ne dersin söylesene bana?…

Ama siyahı kaldırmak şartıyla..
Bir kez olsun kullanmamak kaydıyla..

Hayatımı çevirdiğin karanlığı yok etmek için sevgili…

Gökyüzünü boyamaya ne dersin beraber sessizce…

Ondan sonra gidersin gideceksin..

Karanlığımı renklere dönüştürüp yol alırsın yağmurlarda...

Not:Gitmek istiyorsan özgürsün..
İnan bana..
Ama bir şartla..
Siyahlarını alacak ve morlarımı koyacaksın yerine…

Ondan sonra izin sana...

Kalemler benden…
Hadi…
İlk darbeyi at havaya...

BİR GECE ANSIZIN GELEBİLİRİM

Aşk 

Bu kadar yürekten çağırma beni
Bir gece ansızın gelebilirim
Beni bekliyorsan, uyumamışsan
Sevinçten kapında ölebilirim

Belki de hayata yeni başlarım
İçimde küllenen kor alevlenir
Bakarsın hiç gitmem kölen olurum
Belki de seversin beni kimbilir

Kal dersen, dağlarca severim seni
Bir deniz olurum ayaklarında
Aşk bu özleyiş bu, hiç belli olmaz
Kalbim duruverir dudaklarında.

Ya da unuturum kim olduğunu
Hatırlamam belki adımı bile
Belki de çıldırır, deli olurum
Sana kavuşmanın heyacaniyle

Aşk bu, bilinir mi nereye varır
Ne durdurur özleyeni, seveni
Bakarsın ansızın gelebilirim
Bu kadar yürekten çağırma beni.

Kardelen Yüreğim


Ben hep seni sevdim öbür yanım, adını öğrenmeden
Sarışın mı, esmer mi, uzun-kısa bilmeden
Görmez mi, duymaz mısın, yoksa yürümez misin
Benden kaç yaş büyüksün kundakta bebek
Belki de doğmadın sen
Düşünen beynin, seven kalbin yetti bana
Seni çağırdı sesim
Soydum giysilerini İNSAN çıktın ya içinden
Gerisini boş ver dedim, gerisi resim, ötesi ten
Seni sevmem için de görmem gerekmiyordu zaten

Seni yazdım tüm kitaplara, düşünce hızımla doldurdum
Yetmedi sayfalar
Kim okudu ki bir satırını, hem okusa da ne anlar
Burada olmasa da ölümsüzlükte, sonsuza dek birlikte
Seninle olmak için Yüce Rabbime sözüm var
Her yeni buluşumda eskiyeni
Her eskide bir yeni
Arkamdan getiremeyeceklerimde kendimi
Tüketmeyeceğim
"Benimle gelecekler"Beni sana iletiyor
Orada bulabileceğim ümidi ve tesellisi
Burada bulamamanın acısını hafifletiyor
Sahi, sen var mısın, nerede diye sormuyorum artık
Biliyorum, sen varsın, burada ya da orada
Mutlaka bir yerde

Her sevgide bir parça buldum senden
Her sevgiden bir parça
Herkesi toplayıp bir adam yapamadım ya
Kardelen Yüreğim paramparça
Bu yüzdendi hep seninle konuştuğum, seninle yaşadığım
Yoksa kendim miydim sende aradığım
Hayır, hayır sen beni de aştın
Bende olmayan bir sürü özellik var sende, istemem, kalsın
Ben, bu halimle bir dost bulamadım
Ya sendekiler de eklenirse? Maazallah
Mutsuz da olsam yaşamayı öğrendim Sanal Dünyalarında
Ne tuhaf şu insanlar, ne tuhaf şu sıradanlar
Kendilerini üzecek, sıkacak ne varsa hepsi kurallarında
Yüce adaleti yargılıyor, eşitlik yok diyorlar
Eşitlik olunca da en çok kendileri rahatsız oluyorlar
Ve "Aranan şartlar tarifesi" diyorlar aşka
Kim benim üstümde kural koyabilir ki Yaradan''dan başka
İnsanlar her yaptığının karşılığını bekliyor
Adına vefasızlık, nankörlük diyorlar
Sonra da aksini iddia ediyorlar
Sen bana kural koymuyor, güveniyor ve özgür bırakıyorsun
Sitem etmeyi bile basit, sıradan buluyorsun
Ben, seni sıradan davranışlardan arındırıldığın için sevdim

Sana yazdığım mektuplar A Tipik bir vakıa
Bir çözmeye kalksalar gör dünyanın halini, ütopya
Yaşamaya değer ne kalır ki. İnsanlar eşit olur, yok olur savaşlar da
Kendileri için dilediklerini başkaları için de dileyecekler
Birbirlerine iftira atmadan sadece gerçekleri söyleyecekler
İşte beni hayatta güldürebilecek iki neden
Bu gerçekten mümkün mü, elle tutulup gözle görülenlerden

Seni göz yaşlarımda sakladım, boğmadan yüzdürdüm
Yazılmamış şiirlerimde, anlatılmamış efsanelerimde gezdirdim
Varlığına inanarak, adını bile öğrenmeden sevdim seni, ya sen
Sen beni bulmuş değilsin henüz
Hem bulsan kaç parçaya böleceksin
Hangi yanımı, hangi yanına koyacaksın
Hangi dalımdan kaç yaprak koparacaksın
Bana gerçek masalların ağlayacak
Şu Kardelen Yüreğim de
Senden daha güçlü olduğunu öğrenmekten korkacak
Sevmek; uzaktan güzeldir öbür yanım
Sevmek... Uzaktan güzel
Aramızda ne varsa özel
Böyle kalsın, mektuplarda
Daha doğrusu, yazılmamış mektuplarda
Sen ve Ben
Yaşanmamış zamanlarda
Sen ve Ben
Sadece
Rüyalarda

Zehra Birsen Yamak