| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Bir Aşk Fenomeni

AŞKA DAİR HERŞEY, HEPSİ BURADA... "SENİ SEVİYORUM" DEMEYE DOYAMAYANLARA... YADA ÖZLEYENLERE, ÖZLENENLERE...

Yazılar

Aşk Yara Almış Bir Ömür Üzerine

Yalniz-Kadin
 

Bir rüyayı açtım ilk önce.
Fakat daha hazır değildi hayaller İstanbul gecesinde..
Zaten dün gece hala yankılanıyordu yarınlarda..
Konuşulacak o kadar fazla kelimenin içinde en olmayacak sırada seçim sessizlikti, olmasa da olur havasında..
Yalnız bir eve dönüş var yürekte ve ölümü çağrıştırıyor..
Sanki çürüyecek olan bir beden değil, aşkla yaşayan ruh..
Beden dik, ruh can çekişiyor..
Şu an aşkın rengi ne acaba?

Siyah mı?
Yoksa hala umut var mı?
Telaşa içinde bir boşluğa doğru çekiliyor bütün aynalar, aynı suretlerde lekeli..
Bu yüzden mi beyazın masumluğu anlamsız?
Aşk yara almış bir ömür üzerine.
Ölmek kolay!
Yaralı olmak zor..
Hüzünlü bir bakışın tüm acısı bir ayaklanmaya dönüşüyor gururla birleşip..
Yeri önemli değil nerde söylenirse söylensin, çırpındıkça batıyor yükleminin ağırlığını kaldıramayan soru cümleleri
Zarif hayat kurallarının uygulandığı dolambaçlı sokaklarda ayrılık elveda gerektiriyor o kadar can acısı yokmuş gibi
Fakat tek bir söz yankılanıyor gün yüzünde,

Sonsuzluk son bulur elbet ama ihanetin sonu gelmez..

Ş.Buse OLGUNÇELİK

SEVGİLİLER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN

Sevgililer-Gününüz-Kutlu-Olsun(1)

Hareket Vakti

 
"...
is yarası gibiyim o temiz ellerinde
dil yarası gibiyim o masum sözlerinde
kal deme hiç bunu benden isteme
sus bu gece bana aşktan sakın hiç bahsetme
dur bu gece bana dokunma beni delirtme
sana boşuna umut vermek istemem

çağıran bir şeyler var hep beni uzak şehirlerde
bana ait birşeyler var o sert gülüşlerde

sen yine olduğun gibi kal benim için sakın değişme
giderim bugün ha yarın hareket vakti gelince
sen yine olduğun gibi kal misafirim bu şehirde
bir el sallarsın yeter hareket vakti gelince

mum gibiyim senin ışıl ışıl gözlerinde
kum gibiyim uçsuz bucaksız o çöllerinde
kış gibiyim yakan yaz güneşinde
hırsız gibiyim kadehteki o ruj izlerinde
dil gibiyim yanağındaki o beninde
kal deme hiç bunu benden isteme

çağıran bir şeyler var hep beni uzak şehirlerde
bana ait birşeyler var o sert gülüşlerde

sen yine olduğun gibi kal benim için sakın değişme
giderim bugün ha yarın hareket vakti gelince
sen yine olduğun gibi kal ben misafirim bu şehirde
bir el sallarsın yeter hareket vakti gelince

çağıran bir şeyler var hep beni uzak şehirlerden
bana ait birşeyler var o sert gülüşlerde

sen yine olduğun gibi kal benim için sakın değişme
giderim bugün ha yarın hareket vakti gelince
sen yine olduğun gibi kal misafirim bu şehirde
bir el sallarsın yeter hareket vakti gelince

sen yine olduğun gibi kal ben misafirim bu şehirde..."

Gökyüzünü boyamaya ne dersin sevgili?

mavi 

Gökyüzünü boyamaya ne dersin sevgili?..

Biraz eflatun çalalım mesela..
En sevdiğim renktir ya benim hani
Hani evimin duvarlarını birlikte boyamıştık ya eflatun..

İşte öyle aynen öyle boyayalım yine gökyüzünü ..
Bütün renkleri katalım bulutlara..
Yağmurlarla birlikte yağsın kırmızısı, yeşili,mavisi..
Yağmurlarla birlikte devam edelim fırça darbelerini savurmaya havada…

Gökyüzünü boyama ne dersin söylesene bana?…

Ama siyahı kaldırmak şartıyla..
Bir kez olsun kullanmamak kaydıyla..

Hayatımı çevirdiğin karanlığı yok etmek için sevgili…

Gökyüzünü boyamaya ne dersin beraber sessizce…

Ondan sonra gidersin gideceksin..

Karanlığımı renklere dönüştürüp yol alırsın yağmurlarda...

Not:Gitmek istiyorsan özgürsün..
İnan bana..
Ama bir şartla..
Siyahlarını alacak ve morlarımı koyacaksın yerine…

Ondan sonra izin sana...

Kalemler benden…
Hadi…
İlk darbeyi at havaya...

BİR GECE ANSIZIN GELEBİLİRİM

Aşk 

Bu kadar yürekten çağırma beni
Bir gece ansızın gelebilirim
Beni bekliyorsan, uyumamışsan
Sevinçten kapında ölebilirim

Belki de hayata yeni başlarım
İçimde küllenen kor alevlenir
Bakarsın hiç gitmem kölen olurum
Belki de seversin beni kimbilir

Kal dersen, dağlarca severim seni
Bir deniz olurum ayaklarında
Aşk bu özleyiş bu, hiç belli olmaz
Kalbim duruverir dudaklarında.

Ya da unuturum kim olduğunu
Hatırlamam belki adımı bile
Belki de çıldırır, deli olurum
Sana kavuşmanın heyacaniyle

Aşk bu, bilinir mi nereye varır
Ne durdurur özleyeni, seveni
Bakarsın ansızın gelebilirim
Bu kadar yürekten çağırma beni.

Kardelen Yüreğim


Ben hep seni sevdim öbür yanım, adını öğrenmeden
Sarışın mı, esmer mi, uzun-kısa bilmeden
Görmez mi, duymaz mısın, yoksa yürümez misin
Benden kaç yaş büyüksün kundakta bebek
Belki de doğmadın sen
Düşünen beynin, seven kalbin yetti bana
Seni çağırdı sesim
Soydum giysilerini İNSAN çıktın ya içinden
Gerisini boş ver dedim, gerisi resim, ötesi ten
Seni sevmem için de görmem gerekmiyordu zaten

Seni yazdım tüm kitaplara, düşünce hızımla doldurdum
Yetmedi sayfalar
Kim okudu ki bir satırını, hem okusa da ne anlar
Burada olmasa da ölümsüzlükte, sonsuza dek birlikte
Seninle olmak için Yüce Rabbime sözüm var
Her yeni buluşumda eskiyeni
Her eskide bir yeni
Arkamdan getiremeyeceklerimde kendimi
Tüketmeyeceğim
"Benimle gelecekler"Beni sana iletiyor
Orada bulabileceğim ümidi ve tesellisi
Burada bulamamanın acısını hafifletiyor
Sahi, sen var mısın, nerede diye sormuyorum artık
Biliyorum, sen varsın, burada ya da orada
Mutlaka bir yerde

Her sevgide bir parça buldum senden
Her sevgiden bir parça
Herkesi toplayıp bir adam yapamadım ya
Kardelen Yüreğim paramparça
Bu yüzdendi hep seninle konuştuğum, seninle yaşadığım
Yoksa kendim miydim sende aradığım
Hayır, hayır sen beni de aştın
Bende olmayan bir sürü özellik var sende, istemem, kalsın
Ben, bu halimle bir dost bulamadım
Ya sendekiler de eklenirse? Maazallah
Mutsuz da olsam yaşamayı öğrendim Sanal Dünyalarında
Ne tuhaf şu insanlar, ne tuhaf şu sıradanlar
Kendilerini üzecek, sıkacak ne varsa hepsi kurallarında
Yüce adaleti yargılıyor, eşitlik yok diyorlar
Eşitlik olunca da en çok kendileri rahatsız oluyorlar
Ve "Aranan şartlar tarifesi" diyorlar aşka
Kim benim üstümde kural koyabilir ki Yaradan''dan başka
İnsanlar her yaptığının karşılığını bekliyor
Adına vefasızlık, nankörlük diyorlar
Sonra da aksini iddia ediyorlar
Sen bana kural koymuyor, güveniyor ve özgür bırakıyorsun
Sitem etmeyi bile basit, sıradan buluyorsun
Ben, seni sıradan davranışlardan arındırıldığın için sevdim

Sana yazdığım mektuplar A Tipik bir vakıa
Bir çözmeye kalksalar gör dünyanın halini, ütopya
Yaşamaya değer ne kalır ki. İnsanlar eşit olur, yok olur savaşlar da
Kendileri için dilediklerini başkaları için de dileyecekler
Birbirlerine iftira atmadan sadece gerçekleri söyleyecekler
İşte beni hayatta güldürebilecek iki neden
Bu gerçekten mümkün mü, elle tutulup gözle görülenlerden

Seni göz yaşlarımda sakladım, boğmadan yüzdürdüm
Yazılmamış şiirlerimde, anlatılmamış efsanelerimde gezdirdim
Varlığına inanarak, adını bile öğrenmeden sevdim seni, ya sen
Sen beni bulmuş değilsin henüz
Hem bulsan kaç parçaya böleceksin
Hangi yanımı, hangi yanına koyacaksın
Hangi dalımdan kaç yaprak koparacaksın
Bana gerçek masalların ağlayacak
Şu Kardelen Yüreğim de
Senden daha güçlü olduğunu öğrenmekten korkacak
Sevmek; uzaktan güzeldir öbür yanım
Sevmek... Uzaktan güzel
Aramızda ne varsa özel
Böyle kalsın, mektuplarda
Daha doğrusu, yazılmamış mektuplarda
Sen ve Ben
Yaşanmamış zamanlarda
Sen ve Ben
Sadece
Rüyalarda

Zehra Birsen Yamak

Gitmiştin


Seni seviyorum demekle iş bitmiyor….

Gitmiştin....
Yanında benliğimin bir parçasını alıp,
Yüreğimi ise yarım bırakıp,
Elveda demeden çekip gitmiştin.

Başarmıştın....
Geceleri uykumu bölmeyi,
Aklımdan çikmamayı,
Uzakta olduğun halde beni ağlatmayı başarmıştın.

Göstermiştin...
şerefsiz birinin nasıl oldugunu,
Hırçın tarafını,
Gözlerinde yalan söyleye bildiğini göstermiştin.

Demiştin...
Seni seviyorum diye,
Sonsuza kadar senleyim,
Korkma hep yanındayım demiştin.

Anlamıştım...
Herkese güvenilmedigini,
Insanların iki yüzlü ola bildiğini,
Seni seviyorum demekle işin bitmediğini anlamıştım.

Söyleyemedim

 

Öyle ağırki içimde birikenler,
Atamadım, anlatamadım.
Kırklara aldırmayan
Duygularım kanatlandı,
Ama bişeyler var,
Bırakmadı, bırakamadım,
Uçupta sana gelemedim,
Aşkın ilk harfini bile söyleyemedim...

Rüzgar

Rüzgar  

Rüzgarı seviyorum en çok
Çünkü bir rüzgar seviyor beni
Ensemden okşayıp
yanağımdan öpüp gidiyor
Ne zaman öpüceğini bilmeden
hep seviyorum rüzgarı
hep essin istiyorum bir rüzgar
Rüzgarı seviyorum en çok
Güneş açsa eriyorum
Yağmur yağsa ıslanıyorum
Rüzgarı seviyorum en çok
Ben en çok rüzgarı seviyorum ya
Sen rüzgarsın galiba

CEYHUN YILMAZ

Herşeyi inkar etmek varken "itiraf etmek"


Yürekten çağırmayacaktım seni değil mi, sözümü tut(a)madım.
Ve biliyorum ki sözünü tutmayan sadece ben değilim.
Gelmeyecektin, geldin ve hiç gitmemiş gibi sessizliğime nasıl da karıştın.
İzlerini silmek için bu kadar uğraşma, sessizliğin en az benimki kadar gürültülü...
Ruhunu al(a)madın yanına giderken değil mi?


Herşeyi inkar etmek varken "itiraf etmek",
Senin lügatında, beni tanımlayan hangi kötü kelimenin geniş anlamında siler yüzümü?
Doğrumu kaçıncı köyünden kovarsın bu kez?
Yapamadıkların mı yoksa yapamadıklarım mı yargılar beni?
Ötesi berisi yok işte.
Ne yaparsan yap,

Sana rağmen, SENİ SEVİYORUM...