| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Bir Aşk Fenomeni

AŞKA DAİR HERŞEY, HEPSİ BURADA... "SENİ SEVİYORUM" DEMEYE DOYAMAYANLARA... YADA ÖZLEYENLERE, ÖZLENENLERE...

Yazılar arşiv 12.2008 Other entries in 2008-12 resimler , videolar

BİR GECE ANSIZIN GELEBİLİRİM

Aşk 

Bu kadar yürekten çağırma beni
Bir gece ansızın gelebilirim
Beni bekliyorsan, uyumamışsan
Sevinçten kapında ölebilirim

Belki de hayata yeni başlarım
İçimde küllenen kor alevlenir
Bakarsın hiç gitmem kölen olurum
Belki de seversin beni kimbilir

Kal dersen, dağlarca severim seni
Bir deniz olurum ayaklarında
Aşk bu özleyiş bu, hiç belli olmaz
Kalbim duruverir dudaklarında.

Ya da unuturum kim olduğunu
Hatırlamam belki adımı bile
Belki de çıldırır, deli olurum
Sana kavuşmanın heyacaniyle

Aşk bu, bilinir mi nereye varır
Ne durdurur özleyeni, seveni
Bakarsın ansızın gelebilirim
Bu kadar yürekten çağırma beni.

Kardelen Yüreğim


Ben hep seni sevdim öbür yanım, adını öğrenmeden
Sarışın mı, esmer mi, uzun-kısa bilmeden
Görmez mi, duymaz mısın, yoksa yürümez misin
Benden kaç yaş büyüksün kundakta bebek
Belki de doğmadın sen
Düşünen beynin, seven kalbin yetti bana
Seni çağırdı sesim
Soydum giysilerini İNSAN çıktın ya içinden
Gerisini boş ver dedim, gerisi resim, ötesi ten
Seni sevmem için de görmem gerekmiyordu zaten

Seni yazdım tüm kitaplara, düşünce hızımla doldurdum
Yetmedi sayfalar
Kim okudu ki bir satırını, hem okusa da ne anlar
Burada olmasa da ölümsüzlükte, sonsuza dek birlikte
Seninle olmak için Yüce Rabbime sözüm var
Her yeni buluşumda eskiyeni
Her eskide bir yeni
Arkamdan getiremeyeceklerimde kendimi
Tüketmeyeceğim
"Benimle gelecekler"Beni sana iletiyor
Orada bulabileceğim ümidi ve tesellisi
Burada bulamamanın acısını hafifletiyor
Sahi, sen var mısın, nerede diye sormuyorum artık
Biliyorum, sen varsın, burada ya da orada
Mutlaka bir yerde

Her sevgide bir parça buldum senden
Her sevgiden bir parça
Herkesi toplayıp bir adam yapamadım ya
Kardelen Yüreğim paramparça
Bu yüzdendi hep seninle konuştuğum, seninle yaşadığım
Yoksa kendim miydim sende aradığım
Hayır, hayır sen beni de aştın
Bende olmayan bir sürü özellik var sende, istemem, kalsın
Ben, bu halimle bir dost bulamadım
Ya sendekiler de eklenirse? Maazallah
Mutsuz da olsam yaşamayı öğrendim Sanal Dünyalarında
Ne tuhaf şu insanlar, ne tuhaf şu sıradanlar
Kendilerini üzecek, sıkacak ne varsa hepsi kurallarında
Yüce adaleti yargılıyor, eşitlik yok diyorlar
Eşitlik olunca da en çok kendileri rahatsız oluyorlar
Ve "Aranan şartlar tarifesi" diyorlar aşka
Kim benim üstümde kural koyabilir ki Yaradan''dan başka
İnsanlar her yaptığının karşılığını bekliyor
Adına vefasızlık, nankörlük diyorlar
Sonra da aksini iddia ediyorlar
Sen bana kural koymuyor, güveniyor ve özgür bırakıyorsun
Sitem etmeyi bile basit, sıradan buluyorsun
Ben, seni sıradan davranışlardan arındırıldığın için sevdim

Sana yazdığım mektuplar A Tipik bir vakıa
Bir çözmeye kalksalar gör dünyanın halini, ütopya
Yaşamaya değer ne kalır ki. İnsanlar eşit olur, yok olur savaşlar da
Kendileri için dilediklerini başkaları için de dileyecekler
Birbirlerine iftira atmadan sadece gerçekleri söyleyecekler
İşte beni hayatta güldürebilecek iki neden
Bu gerçekten mümkün mü, elle tutulup gözle görülenlerden

Seni göz yaşlarımda sakladım, boğmadan yüzdürdüm
Yazılmamış şiirlerimde, anlatılmamış efsanelerimde gezdirdim
Varlığına inanarak, adını bile öğrenmeden sevdim seni, ya sen
Sen beni bulmuş değilsin henüz
Hem bulsan kaç parçaya böleceksin
Hangi yanımı, hangi yanına koyacaksın
Hangi dalımdan kaç yaprak koparacaksın
Bana gerçek masalların ağlayacak
Şu Kardelen Yüreğim de
Senden daha güçlü olduğunu öğrenmekten korkacak
Sevmek; uzaktan güzeldir öbür yanım
Sevmek... Uzaktan güzel
Aramızda ne varsa özel
Böyle kalsın, mektuplarda
Daha doğrusu, yazılmamış mektuplarda
Sen ve Ben
Yaşanmamış zamanlarda
Sen ve Ben
Sadece
Rüyalarda

Zehra Birsen Yamak

Gitmiştin


Seni seviyorum demekle iş bitmiyor….

Gitmiştin....
Yanında benliğimin bir parçasını alıp,
Yüreğimi ise yarım bırakıp,
Elveda demeden çekip gitmiştin.

Başarmıştın....
Geceleri uykumu bölmeyi,
Aklımdan çikmamayı,
Uzakta olduğun halde beni ağlatmayı başarmıştın.

Göstermiştin...
şerefsiz birinin nasıl oldugunu,
Hırçın tarafını,
Gözlerinde yalan söyleye bildiğini göstermiştin.

Demiştin...
Seni seviyorum diye,
Sonsuza kadar senleyim,
Korkma hep yanındayım demiştin.

Anlamıştım...
Herkese güvenilmedigini,
Insanların iki yüzlü ola bildiğini,
Seni seviyorum demekle işin bitmediğini anlamıştım.

Söyleyemedim

 

Öyle ağırki içimde birikenler,
Atamadım, anlatamadım.
Kırklara aldırmayan
Duygularım kanatlandı,
Ama bişeyler var,
Bırakmadı, bırakamadım,
Uçupta sana gelemedim,
Aşkın ilk harfini bile söyleyemedim...

Rüzgar

Rüzgar  

Rüzgarı seviyorum en çok
Çünkü bir rüzgar seviyor beni
Ensemden okşayıp
yanağımdan öpüp gidiyor
Ne zaman öpüceğini bilmeden
hep seviyorum rüzgarı
hep essin istiyorum bir rüzgar
Rüzgarı seviyorum en çok
Güneş açsa eriyorum
Yağmur yağsa ıslanıyorum
Rüzgarı seviyorum en çok
Ben en çok rüzgarı seviyorum ya
Sen rüzgarsın galiba

CEYHUN YILMAZ

Herşeyi inkar etmek varken "itiraf etmek"


Yürekten çağırmayacaktım seni değil mi, sözümü tut(a)madım.
Ve biliyorum ki sözünü tutmayan sadece ben değilim.
Gelmeyecektin, geldin ve hiç gitmemiş gibi sessizliğime nasıl da karıştın.
İzlerini silmek için bu kadar uğraşma, sessizliğin en az benimki kadar gürültülü...
Ruhunu al(a)madın yanına giderken değil mi?


Herşeyi inkar etmek varken "itiraf etmek",
Senin lügatında, beni tanımlayan hangi kötü kelimenin geniş anlamında siler yüzümü?
Doğrumu kaçıncı köyünden kovarsın bu kez?
Yapamadıkların mı yoksa yapamadıklarım mı yargılar beni?
Ötesi berisi yok işte.
Ne yaparsan yap,

Sana rağmen, SENİ SEVİYORUM...


Gidişim...

Papatya

bazen kabullenmekten başka çare kalmaz insana..
gitmek gerekir..
susmak gerekir..
en güzel yerinde yırtıp atmak gerekir..

sana söyleceğim ne çok şey vardı oysa..sana dair güzel cümleler kuracaktım,aşka dair masallar..ama gitmem gerekti..bilerek ve isteyerek değil..bilerek ve istemeyerek..yalın ayak ve geri geri gidercesine..

gidişim benim isteyişimden değil,senin gönderişindendi..
her fırsatta çıkış kapılarını açmandan bu firar..işte kapı burada dedin hep susarak..sebep yok demen yeterli bir sebepti her şey için..en azından gitmem için..oysa ben daha kalacaktım..bir ömür daha orada olacaktım..başucunda uyuyup,senle uyanacaktım..ama bak hemen önümde duruyor uçsuz bucaksız bir terk-i diyar..

gidiyorsam sevgisizliğimden değil..sensiz yapabileceğimden hiç değil!ama bazen kabullenmek gerekir her şeyi..olduğu gibi..

kabullendim..tek sözüm "ahh..!" şimdi...
bilmeni isterim ki yitirmedim ben hiç bir şeyi..hala aynıyım..hala ilk günkü gibi..değişen sensin sevgili..

çok uğraştım..savaştım..kazandım bazen..

ama çokça yenildim..

bana kabullenmekten başka çare bırakmadın ki..!

bu yüzden boyun büküklüğüm..yoksa dağları devirircesine giderdim. bilirsin.gitmek isteseydim kimse görmeden giderdim..sana bile sezdirmeden..oysa ben gitmek istemedim hiç..!sen yitmemi istedin..bu yüzden sana bir sızı hediye ettim..

bazen başka çıkar yol kalmıyor insana..sussan olmuyor,konuşsan çiçekler soluyor..gitsen içinden gelmiyor,kalsan gönlün almıyor..

olmuyor sevgili olmuyor..

bana kabullenmekten başka çare bırakmadın ki..!

kabullendim..tek ve son sözüm "ahh..!" şimdi...

Sen gidince ben kimi severim ki bu kadar büyük?

Seviyorum işte..

Varlığını, yokluğunu, var edişini, yok edişini...

Bakışını, duruşunu, sözlerini, nefesini..

Seni hala benim hissedişimi, olmasan bile bir parçanın daima benimle oluşunu..

Ben oluşunu, sevdiğim oluşunu...

Sen, düşlerimin odak noktasısın

Yanımda olmasan da ruhumun hep bir köşesindesin.

Hiç gitmeyecekmişcesine, gidemeyecekmişcesine..

Seni ilk gördüğümde dünlerinden bozma uçurumlarını gizliyordun yüzünde, nasıl sevmiştim seni bu kadar? Cevap yok... Sonsuzdu, Ve Sensiz olmayacaktı artık.

Gitmemelisin sen! Gitmemeliyim..Hep benim kalmalısın, nasıl gidersin ki hem? Sen gidince ben kimi severim ki bu kadar büyük? Ya sen kimi seversin ?

Farzet hiç tutmamışım ellerini

idiyorum 

İşte gidiyorsun gözlerimin önünden.
Denizdeki dalgalar gibi yüreğime vura vura.
İşte gidiyorsun bir kibrit çakıp son sözlerine
Günahkar ruhlar gibi umutlarımı yaka yaka
Dur diyemem, dur diyilmez kaçak yüreklere.
Firariyse sevilen, sevende son söz elveda
Geriye kalır bir kağıt bir kalem senden
Sen ve ben oluruz,biz olamayız artık
İşte gidiyorsun ardında kaldı herşey
Haylaz bir çocuk gibi herşeyi sile sile
İşte gidiyorsun umrunda bile değilim
Hala sana ağladığımı bile bile
Sen uç uzaklara papatya  tenli yarim
Papatyaın ömrü birgün,aşkı bir ömür boyu
Geriye kalır bir masal bir kafdağı senden
Bilsemde ulaşamam sana artık
İşte gidiyorsun sessiz haykırıyor yüreğim
Sensiz ellerimi duvarlara vura vura
İşte bende gidiyorum maziye
Kirpiklerimden akıtarak gözyaşlarımı
Beni düşünme bizi düşünmediğin gibi
Farzet hiç tutmamışım ellerini
Geriye kalır bir mezar bir kefen senden
Yokluğunda bir an daha yaşamam artık

Yürekten Sevdim

 

Yalnız olduğumu düşünme sakın...Hiç olmadığım kadar kalabalığım belki..Beni gerçekten sevildiğime inandıran hayat ve şiir dostlarım, daha gidecek çok yolum, söylenmiş ve söylenmeyi bekleyen şarkılarım, hınzırca gülümseyen yavrukurt sessizliğim, henüz içinde dans edemesem de deli yağmurlarım, nasıl çoğaldığını hiçbir zaman anlayamadığım sabrım ve gücüm ve ne istediğini bilen düşlerim var..Verdiğin sözleri tutamadığın için üzülme sakın, hayat herkesi farklı şekilde büyütüyor ve ben hayatın bir şiir olmadığını biliyorum sevgili, mutluluğun sallandığımız bir salıncak olmadığını bildiğim kadar...Bu yüzden benim sevdam da bir şiir değildi. Ve ben senin, bu sevdanın bir şiir olduğunu düşünen satırlarından geldim sevgili, sevdayı bir şiir gibi yaşayan satırlarından..

Artık gidiyorum desem de, nereye gidebileceğimi ben de bilmiyorum ya da bildiklerimi senden gizlemeyi tercih ediyorum. Senden uzaklaştıkça sana daha da yakın olduğumu hissetmem, gidebilecek hiçbir şehir ve yön bırakmıyor bana.
Bir uçağın sesini duyuyorum, çok yakınlarımdan geçiyor. Üç dört saat sonra, senin yaşadığın şehrin içinden de geçebilir belki. Sen de aynı sesi duyar mısın acaba..? Bir tek beni duymuyorsun, beni işitmiyorsun gibi. İşte bu yüzden, ben senin, artık beni duymayan satırlarından geldim sevgili. Beni artık hiç duymayan satırlarından..

Biliyor musun, ben sana kavuşmayı değil, sana kavuşmayı düşlemeyi sevdim..Bu yüzden de ben senin bu düşleri kanattığın satırlarından geldim sevgili, bu düşleri delik deşik yaptığın satırlarından..

Gülüşlerinle alkışla beni, yeter..
Çünkü seni sevdiğimi bilen ve bilecek olan satırlarından geldim..şimdi de seni, dahası bizi, o satırlarda bırakarak gidiyorum...

Ama sen ne olur, ne olur gülüşlerinle alkışla beni..seni yürekten sevmiş olduğumu bilen satırlarından geldim..!