| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Bir Aşk Fenomeni

AŞKA DAİR HERŞEY, HEPSİ BURADA... "SENİ SEVİYORUM" DEMEYE DOYAMAYANLARA... YADA ÖZLEYENLERE, ÖZLENENLERE...

Yazılar arşiv 11.2008 Other entries in 2008-11 resimler , videolar

Yıkık


Bugün yıkığım biliyor musun..?
Ezginim, çaresizim, umutsuzum...
Bırakma beni, insanlar kötü...
Bırakma beni korkuyorum....

Bir deli otlar büyüyor içimde...
Sancılıyım, yorgunum, kederliyim...
Bu halini sevdim gitme kal...
Çamurlar çirkefler içindeyim...
Bırakma beni, insanlar kötü...
Bırakma beni korkuyorum....

Bir dayak yemiş adamım şimdi...
Bezginim, kararsızım, yılgınım...
Al götür beni o kayıp gecelere...
Yeter ikimize yalnızlığım...
Bırakma beni insanlar kötü...
Bırakma beni Korkuyorum...

Sen kandırdın... Ben kandım...

Kolay kanarım bilirsin
En iyi sen bilirsin
İlla çok bişey olacak değil ya aldanmak için
Boş ufuklara bakışlarının dalıp gitmesi
Yılbaşında hiç çıkmayacağını bildiğin bir piyango bileti almak
Yada
Bir gün geleceğine inanmak gibi
Ama yaşam böyle iki yüzlü
Riyakar
Sen gelmeyeceksin ki
Gelme istemem zaten
Yokluğuna kandım
Sen kandırdın


Suçlu aramıyorum yanlış anlama
Ben safsam kirlenmemişsem
Üstüme bir avuç toprak atıp beni gömdüysen
Kader ne diyim
Kısmet sanaymış
Hadi buyur gel anlat
İşlediğin günahın sonrasında adettir
Bu keyifli anın hatrına
Benden bir sigara yak.

Aşk


Geniş bir yaradır dilimin ucunda dolanır
İki damak arasında yuvarlanarak AŞK
Belki umarsızca bir söyleyiş
Belki kırılgan bir serzeniş...
AŞK budur işte en güzeli bu
Diyemedi hiç kimse
Çünkü her nefes bir yaradır
Ve alır seni senden
Bulamazsın artık kendini bir ürperiş bir hezeyan
AŞK budur işte ...
Özgür CEYLAN

Bende sana yetecek kadar ben kalmadı...


Sus pus olmuş, puslu bir İstanbul'muydu yüzün, yoksa
çok bildik hüzünler mi taşınmıştı yüzüne
Dolmabahçe da çay tadında....
Divit ucuyla yazılmış bir aşkın sureti vardı avuçlarında,
tarih bir başka iklimin kıvamını gösteriyordu.
Ben rehnedilmiş yelkovan gibi... hani akrep'i seven ama
yüreği takvim yokuşlarında...

Sinemada elinin elimde terleyişinin bir anlamı olmalı,
sesinin sesimde yankılanmasının... sanki perdedekine
üzülmüş ya da sevinmişsin de tesadüfen akmış yüzün
içime... Yalan! Sen perdeye bakıyorsun, fikrin benim
seyir defterimde.. ve ben amerikanca bir filmi kürtçe
seyrediyorum...

Kadın Beyoğlu'nun bir kış akşamında,
üstündeki deri montun sahibine küs, soğukluğundan
muzdarip yürüyordu... Adam da... Yürümek hiçbir şeyi
çözmüyordu, bazı Aralık akşamlarında... Parmağında
yaralı bir öyküyü taşıyordu adam... Kadının yüzünde
bir hüzün... Hüzünlü aralık akşamında bir yüzük...
Yüzüğün yüzünde dünya güzeli bir kadının kehaneti...
... Soğuğun ve karanlığın vehameti!

Hayatı, bir başkasının pantolonu gibi, küçültülmüş,
daraltılmış... İlk sahibinin o pantalonla yaşadığı şeyler,
yani pantalonu pantalon yapan anılar, bazı ilkbahar
bereleri yüzünden yapılan yamalar, ter tüketen
yazlar... Hepsi daraltılmış... Yaşananlara bir beden
büyük geliyor artık hayat!

Bir aşkı paylaşmak için çok geç, bir paylaşıma aşık
olmak içinse erken... Beni sevda yerimden vurdu yine
zaman... Şimdi sana söylenecek tek cümle:

Bende sana yetecek kadar ben kalmadı...


 
YILMAZ ERDOĞAN

BU MUYDU AŞK??

 
kederden kurumuş bir çiçek
artık çiçek demeye bin şahit gerek...
dibinde durur bir böcek
ne bilesin kuru çiçeğe aşık olmuş demek!!!
bekler bekler bir umut dirilir diye
bekleme böceğim sevgilin gitti artık
yaşamak bu işte bakmıyor geriye.
aşk böylemidir herzaman acaba
kıyabiliyormu bir böceğe bile!!!
anlıyorum böceğim seni derdetme
bende yandım senin gibi
perişan olcağımı bile bile!!

Özgür CEYLAN

Hükümsüzdür



Bu kez anladım
Kuru dallardan yapma
Bi köprüden geçiyorum

Ben ordaydım
Erbabı yalnızları
Yutan kentler biliyorum

Bu kez anladım
Hüzünlerden bozma
Mutluluklar yaşıyorum


Ben ordaydım
Acemi aşıkları
Boğan sular biliyorum

Ne müttefik belli
Ne sığınakların yeri

Kaybettim bugün kendimi, hükümsüzdür
Sonu yok bunun, boşluklardan boşluk beğendim
Vazgeçtim bugün herşeyden halsiz şu kalbim
Kan revan içinde hep kanamaz denen yerlerim



Hem suçsuz hem güçsüz hem halsiz

Bu kez anladım
Kartonlardan yapma
Siperlere pusuyorum

Ben ordaydım
Huzurlu zamanları
Yıkan sonlar biliyorum

 

Emre Aydın

Gidemem



Sen bilmezsin beni...
Bilmezsin içimdeki fırtınaları,
Kalbimdeki sert kayaları aşındıran deli dalgaları,
Bilmezsin…
Bazen iyice kopar, düşerim...
Vazgeçerim hayattan, hayatın her şeyinden,
Düşünürüm, düşündükçe güzelleşir gözümde ölüm.
Sonra seni düşünürüm, hiçbir şey senden güzel gelmez,
Hiçbir şey senden daha güzel değil gülüm...
Kafam karışır, daralırım, bunalırım.
İşte o an gelir aklıma çekip gitmek,
Kaçıp gitmek bu şehirden…
Uzak diyarlara, bilmediğim memleketlere,
Her şeyimi burada bırakıp, her şeyi unutup, vuslatsız...
İçimde yangınsız gitmek isterim…
Kafam boş, cebim bomboş,
Olsun... Gözlerim ağlarken gitmek isterim yine de
Amma ağlayan gözlerimden, gözlerin gelir aklıma
Her zaman gülmesini bilen, simsiyah gözlerin...
Benim yüzümden ağlayacak ya,
Kızarıp şişecek ya gözlerin,
Bir değil bin hançer oturur nah şurama, gidemem….
...
Gözlerinden geçerim, düşerim yollara
Hayali bir bilet alırım gardan,
Bir direğe yaslanır, bir cigara yakarım,
Gelen geçene şöyle bir göz atarım.
Fenalık bilmez masum yüreğin gelir aklıma,
Kim bilir ne acılar yaşayacak yokluğumda,
Nasıl ıstırap duyacaksın hainliğime?
Benim yüzümden küseceksin ya belki insanlara
Minik yüreğinin isyanı gelir aklıma,
Bir dağ çöker omuzlarıma, gidemem…
...
Her yola çıktığımda koşar adım kaçarım bu şehirden,
Yetmez...! Kendimi bir trene atarım,
Boş bir kompartımana sinerim sessizce,
Ama bir dakika sürmez sefam bunalırım,
Camdan sarkıtırım kendimi,
Bir rüzgar vurur yüzüme, dağılan saçlarımdan.
Saçların gelir aklıma,
Simsiyah kıvır kıvır saçlarını düşünür, gidemem…
...
Sonra…
Sırasıyla ellerinin sıcaklığını,
Tenin kokusunu duyarım,
Bana salınıp gelişin gelir aklıma,
Nasıl gözlerimde sevgiyle eridiğin,
Sevilmeye muhtaç halin,
Sevdikçe yüceleştiğini düşünür, gidemem..
Biliyorum...
Bendeki bu yürek sendeyken,
Sen hala bendeyken,
Gidemem...
Ben bu şehirden sensiz gidemem…

Perdeleri Artık Ört

...saatleri geri alıyorum..birazdan yeniden sevişmeye başlayacak gözlerimiz..dudaklarımıza tastikli imzalar atacağız..rüzgar okşayacak tenini..söylemeyi unuttum, rüzgar gerçekte benim ellerim..

yaşlandı yaş(lar)ım
saçlarına ak düşmüş bir gülüşü öptüm boynundan
doğdum ve doğurdum
al üstümden yorganını gece,
üşüdüğüm zamanlarda susuyordum

açıldı kahkaha
tene düştü kalbi çarpan dokunuş
soyundu huzur, içine aldı özlemleri
nasibim olsun, bu son vuru(lu)ş

..gökyüzüne düştüm..çıplaklığımı örttü mavi..mavilerin içine gir sevgilim, aşk'ı üşütmeden sevişelim..acıtma yüreğimi..farkında olmadan irkilelim ve sevinelim..

uykusu kaçan bir gecenin bedenine dokundu sevi
usulca soydu üzerinde ağırlık yapan kaygıları
okşadı ve titretti, yüreği aydınlatan mumun alevini
parmaklarını doladı saçlarına
karanlığa yapıştı ıslak kavuşmaların sesi
aşk'ın dudakları kulağın altında

alev aldı özlemler
yakalandı hüzün, tutuştu utancın çırası çıkarken doruklara
sarıldı dil yarası

...devam et konuşmaya..kelimelerini yutup, cümleler doğurmak için yaklaştım nefesine..kabul ediyorum, bendeki bu delilik, hayatın içinden akan tescilli acılardan içti ve öyle sarıldı umudun bacaklarına..gülüşlerinde Akdeniz''in sıcaklığı var, yasla dudaklarını Ege''nin kıyılarına...

beni benden alıyor yüzündeki şehvet
sende kalmaya geldim,
perdeleri artık ört...

Müziği dinle, aç sesini/Unut beni...

Şimdi vakit şarkıların sesini kısma,
Susma,
Unutma zamanı.
Yaşanmamışçasına hafızaya ket vurma zamanı.
Ne varsa sana dair yüreğimde.

Sırra kadem basmalı artık.Vakit geldi.
Bak işte , Sırattan geçiyor sevgimiz.

Sus ve yürü.
Bu senfoniye kulak ver.
Değil mi ki, bu gitmek bir dönmeye gebe;
Ve bu dönmek, hiç bitmemeye...
Sen şimdi kapat gözlerini.

Müziği dinle, aç sesini.
Unut beni...

AŞKINI HELAL ET

 

Hüzün dolu bir gecenin sensiz sabahına uyandım bugün

Verdiğimiz kararın kötü bir rüya olduğunu dileyerek

Defalarca açıp kapadım gözlerimi

Her zamanki sabah aramalarını bekledim, aramadın..

Kalktım aynaya baktım sensiz ne kadar çirkinim ben böyle

Aldığım nefes neden bu kadar anlamsız

Yalnızlığın ötesinde hüznün ötesinde anlatamadığım

Kabullenemediğim bir mana var yüzümde

Yüzümde sonsuz ve sonuçsuz bir sevgi var bu sabah

Sevgi kelimelerinin yetmediği bir aşkı yaşadık

Bitmedi..

Şimdi ayrılan yüreklerimizde hüzünlü aşklarımız

Gözlerime baktım aynada

Kabullenemediğim sensizliğin

Sonsuz ve sonuçsuz sevgimizin izleri var

Kapanana kadar seni özleyecek gözlerim

Durana kadar sana atacak bu kalbim

Rüyalarımın kahramanı hep sen olacaksın

Ben seni unutmayacağım…