| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Bir Aşk Fenomeni

AŞKA DAİR HERŞEY, HEPSİ BURADA... "SENİ SEVİYORUM" DEMEYE DOYAMAYANLARA... YADA ÖZLEYENLERE, ÖZLENENLERE...

Yazılar arşiv 09.2008 Other entries in 2008-09 resimler , videolar

Sen Gelince

kalbim bir etten organ sadece

kalbim yüreğim olur,

sen gelince...

Hicrandı

hicrandı
fısıldaştığımız akşam rüzgarıyla
İstanbul uzakta
sinemalar avutmaz gönlümü
tiz sesli bir cigan gibidir özlemin
eski bir anı haykırır içimde
hastalıklı bir sarı
lime lime ağlayarak
boşaltır tüm anlamların içini
birden senleşir herşey
yaşamak ölmek ya da
en kötüsü sensiz ölümü beklemek

Gelme



Gelme yüreğimin üstüne bu kadar...
Canımı acıtıyor ağırlığın..
Taşıyamıyorum sensizliği,
Sensizlikte seni sevmeyi..
Ağır geliyor sevgin..
Eziliyorum altında..

Gelme yüreğimin üstüne bu kadar..
Attığım her adımda,
Önümde uçurumlar,
Gözümü her kapattığımda sensizliğin kabusu..
Ve her yeni günde ayrılığın acısı..

Gelme işte yüreğimin üstüne bu kadar...
Sevgin acı veriyor...
Anlamıyor musun?
Uzak olmalı sen ve sana dair her şey bana...
Olmuyor...
Yapamıyorum…
Kaçtıkça sana ait olanlardan,
Bir bakıyorum boğulmuşum yine sevginin içinde
Ve ağırlığını daha çok hissediyorum küçücük yüreğimin üstünde.
Nefes almak bile zor geliyor artık bana.

Gelme dedim ya bu kadar yüreğimin üstüne..!
Bitiyorum yavaş yavaş …
Gelme,
Gelme.
Hissediyor musun acaba bendeki bu yürek ağırlığını?
Neden hep unutmak istedikçe karşıma çıkıyorsun ki?
Neden ağırlığın hiç hafiflemiyor?
Neden ben sensiz yaşamayı başaramıyorum?
Ve Neden bunları sana söyleyemiyorum?
Çek artık sevgini yüreğimden ağır diyorum,
Çok ağır
Anlamazsın ki sen bunları.
Sen gerçek sevgiyi yaşadın mı hiç?
Bir yürekteki,
Diğer bir yüreğin ne demek olduğunu bilir misin?
Hiç benim yüreğimden görmek istedin mi kendini?

Bak!
Geldin yine yüreğimin üstüne olanca ağırlığınla,
Nefes alamıyorum.
Kalbim çarptıkça daha da ağırlaşıyorsun
Ve ben her çarpışta bir kez daha sessizce bitiyorum.
Ve sana sesleniyorum,
Gelme,
Gelme
GELME!!!!!
Yâda beni boş ver,
Sen tüm ağırlığınla gelmeye devam et,
Ağırlığını hiç çekme yüreğimden.
Hep orda kal…

Sen benim onyedi yaşımsın

Sen benim ayakkabılarımın arkasına ilk basışımsın .
İlk cigaram, ilk ıslığım, ilk kızgınlığım, ilk aldanışımsın.
Sen benim ilk ütülü beyaz gömleğim ,
İlk şiirim, ilk kavgam ,
Yaşamı ilk farkedişimsin .
Sen benim onyedi yaşımsın…Yazlık sinemanın kapısında saçları taralı bir oğlan.
Cebinde iki gazoz parası
Gönlüne tarifsiz rüzgarlar dolan .
İki film bu akşam,
Birinde Yılmaz Güney oynuyor, birinde Fikret Hakan.
Bak Suat Sayın söylüyor cızırtılı plaktan:
‘…Rüyadır gördüğün bütün düşler ,
Gözlerin aklımı perişan eyler ,
Aşk masalından şarkılar söyler ,
Beni hülyalara salan gözlerin …’
Yazlık sinemanın kapısında saçları taralı bir oğlan ,
Bir külah çekirdeği, mangal gibi yüreği var, bilesin…Sen benim onyedi yaşımsın,
Deli çağımsın…
Aynaya ilk bakışım ,
Babamla ilk kavgam,
Evden ilk kaçışımsın.
Serçeleri sevdimse senden,
Minibüslerde muavinlik ettiysem.
‘Bir Teselli Ver’i dinlediysem Orhan Gencebay’dan,
Emirgan’da çay içtiysem,
Tophane’de sabahçı kahvelerini öğrendiysem ,
Nerden bildiysem şiirlerini Ümit Yaşar’ın,
Pazar sabahları kapının önünden geçtiysem,
İçimdeki kıpır kıpır bu soluk nereden …Sen benim onyedi yaşımsın,
Deli çağımsın…
Okulu ilk asışım,
İlk kez birine gümüş kolye alışımsın.
Sen benim ilk sakarlığım, ilk tuhaflığım, ilk yakalanışımsın.
Sen benim onyedi yaşımsın…Mahallenin delikanlısı,
Elleri ceplerinde, dudağında ıslığı,
Başında kavak yelleri.
Şarkılar mırıldanıyor.
‘Zalimin zulmü varsa sevenin Allahı var’ yeni çalıyor 45lik plaklardan.
Hayri Şahin ortalığı kavuruyor.
Mahallenin delikanlısı,
Cebinde iki gazoz parası.
Yüreğinde garip bir pıtırtı
Alışmaya çalışıyor sana alışmaya.
Akşamları işportaya çıkıyor,
Bir defter, bir kalem, bir de çakı alana aynayı bedava veriyor.
Yani günler geçiyor onyedi yaşının bütün tadıyla …
Sen benim onyedi yaşımsın,
Deli çağımsın…
İlk maça gidişim, Cemil Turan’ı ilk seyredişim, ilk sevincimsin.
Ben anamın muskasını nasıl astıysam göğsüme öyle güvendiğimsin.Sabahları eskici geçiyor kapıdan
Karşı komşu Nafile Teyze bakkaldan ekmek istiyor
Çocuklar top kovalıyor mahallenin arsasında
Bir bakıyorum cama da iki güvercin konuyor iyi mi,
Herşey güzel oluyor.
Bu hengame nasıl yakışıyorsa İstanbul’a bana da aşk öyle yakışıyor.
Anam koş kapa diyor muslukları,üç gündür akmayan sular geliyor.
Ben onyedi yaşındayım, hayat benden yana duruyor …Sen benim onyedi yaşımsın,
Deli çağımsın…
Sen benim ayakkabılarımın arkasına ilk basışımsın.
İlk cigaram, ilk ıslığım, ilk kızgınlığım, ilk aldanışımsın.
Sen benim ilk ütülü beyaz gömleğim,
İlk şiirim, ilk kavgam, yaşamı ilk farkedişimsin…Sen benim onyedi yaşımsın,
Sen benim, sen benim, sen benimsin.
Sen benim herşeyimsin.
Hiçbirşeyimsin, hiçbirşeyimsin ……

İBRAHİM SADRİ